← Sergiler
Görmekle anlamak arasında vazgeçilmez bir duraklama vardır: Bakışın bir an daha oyalandığı, zihnin ise algıladıklarına henüz biçim vermeye başladığı kısa ama belirleyici bir an. “Les yeux s’attardent, l’esprit suit”, görme ile düşünmenin buluştuğu ve izlerle jestlerin birikimi içinde biçim kazandığı bu dönüşüm alanını araştırıyor. Resimsel süreç de bu sırada gelişerek somut, fiziksel bir varlık kazanıyor.
Sergiye katılan sanatçıların her biri, bu gözlem edimi aracılığıyla dikkatin nasıl bir noktada toplandığını, algının nasıl değiştiğini ve anlamın resim aracılığıyla nasıl açıldığını göstermeye yöneliyor. Resimsel ifadenin farklı biçimleriyle bilinçli olarak çalışan sanatçıların ortak meselesi, görsel bir dil olarak resmin maddeselliğiyle ilişki kurmak.
“Nullius in verba” ilkesini benimseyen bu sanatçılar, sanat dünyasındaki eğilimlerin yarattığı karşıtlıklara ve gelip geçici modaların değişken akımlarına hapsolmayı reddediyor. Bunun yerine bu akımlar içinde kendi yollarını çiziyor; şimdi de birlikte hareket ederek ışığı kendi belirledikleri yere tutuyorlar. Sergi, trendlerin peşinden koşmak yerine bakma, anlam kurma ve kendini ifade etme süreçlerine daha derinlikli, daha incelikli bir kavrayışla yaklaşmayı amaçlıyor.
Bu yaklaşım, Joseph Brodsky’nin güzellik ve algı üzerine düşüncelerinde de karşılığını buluyor. Brodsky’ye göre güzellik yalnızca görülmez; içselleştirilir ve bakış başka yöne çevrildikten çok sonra bile zihinde iz bırakır. “Les yeux s’attardent, l’esprit suit”, bu düşünceden hareketle gördüğümüz, anladığımız, değer atfettiğimiz, hatta ikona dönüştürdüğümüz şeylerin zaman içinde nasıl biçimlendiğini ve değiştiğini sorguluyor.