Coşkun Sami

Çalışmaları Hakkında

Coşkun Sami’nin resimleri ve desenleri, tarihin geride bıraktıklarına ve bireysel ya da kolektif deneyimlerin kimi zaman tanınmayacak ölçüde değişerek yeniden ortaya çıkışına odaklanır. Vaat edilmiş gelecekler, yarım kalmış umutlar, unutulmuş isimler ve yüzler, yok olmuş dünyalardan parçalar beklenmedik biçimlerde yeniden belirir. 1973 yılında Bulgaristan’da doğan Sami, 1980’lerde Türk azınlığın isimlerini zorla değiştiren ve 1989’da yıkılan komünist rejim altında büyüdü. Eserleri, sosyalist dönemin resmî estetiğinden modernist mimarinin ütopik ideallerine, geçmişten günümüze uzanan göç ve sürgünlerden çağdaş kültürdeki Osmanlı nostaljisine, Gezi protestolarından Türkiye’de 1999 ve 2023 yıllarında yaşanan depremlere ve daha yakın dönemde Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline uzanan farklı kaynaklardan beslenir. Bu tarihsel deneyimler kesintisiz bir anlatı oluşturmaz. Onlardan geriye kalan parçalar yan yana gelir ve karşılaşmalarıyla yeni anlamlar kazanır.

Sami’nin eserlerinde mimari ile insan figürü sık sık iç içe geçer. Yapılar yüzlere bürünür, yüzler maskelere ve taş duvarlara dönüşür; hiçbiri başlangıçtaki bütünlüğünü koruyamaz. Villalar, tonozlar, depolar ve parlamento binaları, özgün işlevlerinden ve çağrışımlarından uzaklaşarak farklı bağlamlarda yeniden karşımıza çıkar. Çevrelerinde kalabalıklar, üniformalar, sultanlar, paşalar, maskeli ve koruyucu giysiler içindeki figürler belirir. Farklı zamanlar, tek bir kronolojiye bağlanmadan aynı resimsel mekânda bir arada bulunur. Yapılar ve figürler gözlem, bellek ve hayal gücü arasında gidip gelir; bazıları tanınabilirliğini korurken bazıları tanınmayacak ölçüde dönüşür. Ortaya çıkan sahneler kimi zaman kasvetli, kimi zaman grotesk, kimi zamansa beklenmedik bir şefkat taşır.

Sami’nin resimleri, ayrıntılı betimleme ile soyutlama arasındaki belirsiz sınırda dolaşır. Bu iki uç arasındaki gerilimin temelinde desen yer alır. Kâğıt üzerine mürekkeple çalışırken üst üste biriken izler, lekeler, yoğun taramalar ve sıçramalarla mekânı kurar; bilinçli olarak yarattığı rastlantıların çizimin akışını kesmesine ve ona yeni yönler vermesine izin verir. Tuval üzerinde katı geometrik yapılar, keskin ve parçalı boya dokularıyla karşı karşıya gelir; pas, toprak ve kor tonlarının sıcaklığı soğuk gri-mavilerle çatışır. Ateş, duman, moloz ve bitki örtüsü, süsleyici unsurlar olarak değil, yaşananların sonuçları olarak belirir. Biçimler kurulup parçalanırken mimari, manzara, nesne ve figür arasında sürekli kimlik değiştirir. Eserlerin boyutları küçük desen ve tuvallerden üç metreyi aşan çalışmalara kadar uzanır; zaman zaman dairesel tuvaller, diptikler ve triptikler de bu çeşitliliğe katılır.

Sami, 2006 yılından bu yana küçük mürekkep desenlerinden oluşan ve görsel bir günlük olarak tasarladığı "Absentpaedia" serisini sürdürüyor: “Pişmanlıkların ve kayda geçmemiş şeylerin, hayatın ve olayların akışı içinde yitip giden duyguların ansiklopedisi.” Edebiyat, sinema, eleştirel kuram, tarih ve siyasi söylem, eserlerin başlıklarına, sahnelerine ve sorularına kaynaklık eder; kimi zaman rastlantıyla karşılaşılan bir söz ya da görüntü, bir desenin çıkış noktası olur. Bellek, ele alınan bir konudan çok, sürekli silinen, yeniden kurulan ve biçim değiştiren bir çalışma malzemesidir.

Bulgaristan’da güzel sanatlar lisesinde klasik desen eğitimi alan Coşkun Sami, daha sonra Türkiye’ye taşınarak İstanbul’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nde lisans ve yüksek lisansını tamamladı. İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor.

Eğitim

2011, Yüksek Lisans, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Resim Bölümü, İstanbul, TR
2004, Lisans, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Resim Bölümü, İstanbul, TR
1991, Nikola Y. Vaptsarov Lisesi, Silistre, BG