← Sergiler

Sumerki

2022 Istanbul Concept Gallery, İstanbul, TR
Sergi, ismini şair Osip Mandelştam’ın 1917 devriminin başlangıcının birinci yıldönümünde yayımlanan “Özgürlüğün Alacakaranlığı” şiirinden ödünç alıyor. “Sumerki”, Rusça’da “alacakaranlık” anlamına gelir ancak bu kelime, şafaktan önceki ışık belirsizliğini de tarif eder. Mandelştam’ın şiirindeki kapalı, çelişkili ve enigmatik dil, totaliter bir iktidara yol açacak olayların güzellemesi midir yoksa onun kaderine de damgasını vuran dönemdeki gelişmeler karşısında duyulan karamsarlığı mı ifade eder, halen tartışma konusudur. China Mieville’e göre, “Belki de ufuktaki parıltı, ne ani şafaklara ne de uzun süren gün batımlarına aittir; sürüncemeli, esas bir muğlaklıktır. Böyle bir alacakaranlığı hepimiz bildik ve tekrar bileceğiz.”*

Coşkun Sami’nin odak noktasında tarih ve zaman perspektifinin belirsizliği ve kararsızlığı olduğu kadar, bireysel planda geleceğe ilişkin endişeler de yatmaktadır. Ressam neyin geçici, neyin kalıcı olduğu ve geleceğin ne olabileceğine dair yorumlarıyla izleyiciyi muğlak, belirsiz bir yolculuğa şu sözlerle davet ediyor: “Ağırlıklı olarak görsel sanatlarla meşgul olduğum düşünülürse; işaretler, görüntüler ve bir dereceye kadar da resim sanatı hakkında bir şeyler bilmeliyim diye varsayılır. Örneğin: Gölge, ışığın eksikliğidir. Ancak geçmişin gölgelerinden koparılıp tekrar bize dönen görüntülerin aydınlandıkları anlamına gelmez. Bunlar, çoğunlukla kompozisyon şeması için uygun, kolay taslaklara dönüşebilen boş göstergeler olarak belirirler. Yine de bazıları hala duygusal bir değer taşıyor ve meydana geldikleri anlardaki koşulları anlamaya çalışırsanız sizi incitebilirler. Belki de bu anlar, Jung’un tutkuyla araştırdığı “Derinliklerin Ruhu”nun damgasını vurduğu o belirsiz ve arkaik zamanlara kadar uzanıyor ve belki de o zamanlar aslında hiç bitmedi. Alacakaranlıkta perspektifin ve ufuğun kayboluşu, gidilmesi gereken yola dair birden fazla seçeneğin olduğu anlamına da gelir. Yaptığımız her seçim, çizdiğimiz her harita doğru olmayabilir ama yine de cesaretimizi toplayıp bu yolculuğa çıkmalıyız.”

* China Mieville, “October: The story of the Russian Revolution”, London ; Brooklyn, NY: Verso 2017, s.3
Sumerki

Sergilenen Eserler

Dev, 2021
Tuval üzerine yağlıboya , 97 × 130 cm

Sumerki, 2021
Tuval üzerine yağlıboya , 85 × 140 cm

Sanatoryum, 2021
Tuval üzerine yağlıboya , 100 × 70 cm

Unutulmuş, 2021
Tuval üzerine yağlıboya , 100 × 140 cm

Hazine, 2021
Tuval üzerine yağlıboya , 103 × 103 cm

Kıyı, 2021
Tuval üzerine yağlıboya , 103 × 103 cm

Katmanlar, 2021
Tuval üzerine yağlıboya , 130 × 97 cm

Envanter II, 2015
Tuval üzerine yağlıboya , 50 × 35 cm

Cengizland, 2021
Tuval üzerine yağlıboya , 114 × 142 cm

Fatih, 2021
Tuval üzerine yağlıboya , 130 × 97 cm

Ecdad Delisi, 2018
Tuval üzerine yağlıboya , 140 × 100 cm

Il Duce, 2015
Kâğıt üzerine mürekkep , 110 × 79 cm

Sürgün, 2021
Kâğıt üzerine mürekkep , 70 × 100 cm

Engel, 2021
Kâğıt üzerine mürekkep , 70 × 100 cm

Arşibellek I, 2015
Kâğıt üzerine bistre mürekkebi , 39 × 54 cm

Arşibellek II, 2015
Kâğıt üzerine bistre mürekkebi , 39 × 54 cm

Hayal Kurmak, 2020
Kâğıt üzerine mürekkep , 28 × 19 cm